Ben 0’ım
çatlamak üzere bi’ yumurta
Ben Aptal’ım
şaka yapmak üzereyim
Ben eşiğim
düşeceğin tavşan deliğiyim
izimi sürmeye çalışman aptalca
çünkü seninle oynuyorum
Eşik, her zaman yolda olanlar içindir
ben aradakilerin efendisiyim
hoşça kal
yani merhaba
her zaman bir adım öndeyim
beni bulmak simyadaki aşkın fonksiyondur rüya ile uyanıklığın arabulucusuyum kutsalı ve saygısızı birbirine bağlarım
iyiyi bilmem kötüyü bilmem
ikisinden de sorumluyum
1’e yakınım
ama 0’ım
0’a çok uzağım
ama 1 değilim
çatlamak üzereyim
Şiir: Selver Yıldırım
Metin: Zeynep Yılmaz
Fotoğraflar: Zeynep Fırat
Selver Yıldırım, Aralık 2022’de YAYA / Viable İstanbul’da açılan “0,9999...” isimli üçüncü solo sergisinde mevzubahis yaklaşan sonu “çatlamak üzere olan bir yumurta”ya benzetir ve serginin açıkça ölümle alakalı olduğunu söyler. Resim, heykel ve 6m2’ye yayılan bütünsel bir enstalasyondan oluşan sergi, bireysel katmanda ölüm, toplumsal katmanda apocalypse (kıyamet) olarak isimlendirilen sonun, aslında yaklaşan yeni bir başlangıç olduğuna işaret eder. Sanatçı ölümü kucaklar bir edayla yaşamın sonunu bir kapı eşiğine benzetir. Gnostisizm'de ruhun göçü, Şamanizm’de geçilen bir köprüye denktir.
Geçmiş, Yumurta, Gelecek olarak isimlendirdiği resim üçlüsü sihirli bir desteden çekilmiş üç ayrı karta benzer. Serinin ilk resmi Geçmiş’in anlatısı materyal dünyada geçer. Göz “diğer” ile tanışmaya meraklıdır. Alt alta dizili okunaksız şekiller yazma ve konuşma eylemlerini, çekiç, orak ve üst üste dizili yuvarlak taşlar emeği, işi ve inşa etme eylemlerini kurgular. İkinci resim Yumurta “öteki”ye dair sembollerinden oluşur. Sanatçının bugüne kadar iç dünyasını en çok şekillendiren dış etkenleri resmeder. Sergi metninde de ele aldığı gibi, çatlamak üzere olan yumurtanın çatlayıncaya dek bir öteki veya bir diğerleri tarafından şekillenmeye devam edeceğini söyler. Yumurta için “bu resim bitmedi, çünkü hala hayattayım” notunu ekler. Serinin üçüncü resmi Gelecek ise Geçmiş’in tamamlayıcı bir zıttı olarak konumlanır. Sanatçı bu iki resmi baba-anne veya fizik-metafizik ikiliğinde değerlendirir. Neşeli bir çizgi film karakterine karşın izleyiciye hüzünlü ve direkt bakışlarını yönelten palyaço, var olması aynı anda mümkün farklı duyguların sınırlarını bulanıklaştırır.
İsmi The Fool olan polyester döküm heykel, ünlü internet meme’si “troll face” ile tarotun ilk ve sonuncu, sıfırıncı kartı “the fool”un birleşimidir. Avare olanın alaycılığını, en kutsal ve ciddi olanın dahi hafife alınması gerektiğini ön plana çıkararak, bu duruşu “gerçeğin ağırlığı ile baş etme yöntemi” olarak sunar. Mizahı ve sanatı aynı anda, belki de benzer bir alaycılıkla yüceltir.
Bir şiir olan sergi metni, enstalasyonla beraber bütünlüklü bir anlatı içindedir. Herhangi bir tasvir veya açıklama arzusu gütmeden yazılmıştır. Karşımıza gelen his, yine sıfır numaralı kart “the fool”un fısıldadıkları aracılığıyla hayat bulur. Zemini kaplayan kum, yolu ve yolda olmayı; köpek, yoldaki yol arkadaşını; içinden bir ışık kaynağı çıkan delik ise genellikle “diğer boyuta geçmek” olarak yorumlanan tavşan deliğini temsil eder.
Selver Yıldırım
Selver Yıldırım (1993), 2014 yılından beri çeşitli sanat projelerinde ve birçok karma sergide yer almıştır. 2018 yılından beri ise internet memeleri, dijital sanat ve videonun yanı sıra, resim ve heykel ile plastik sanat alanındaki üretimine devam etmektedir.
Lisans eğitimini Yıldız Teknik Üniversitesi Bileşik Sanatlar Programı'nda alan Yıldırım, ışık kırılmaları sonucu oluşan imgelemeler, bulanık çizgiler, gölgeler ve üst üste binen kavramsal katmanlarla kurduğu görsel dünya ile yeni boyutlar açarak gerçek dışı mekânlar yaratmayı araştırır. İşlerinde genellikle “yaklaşan son”un alternatif senaryolarını konu edinirken, bu karamsar yaklaşımı alaycı ve ironik bir üslupla ele alır.